Almanyadan çıkmadan evvel yolumuzun üzerinde bir sürü köy gördük. Tertemiz bakımlı asla bizim köyler gibi değil. Evler tek katlı ve bakımlı.
Seyrede seyrede giderken kahve mola zamanıda gelmişti. Nerede oturalım diye yer ararken tam kırmızı ışıkta arkamızdan bize çarptılar.Neye uğradığımızı anlayamadık.Çoşkun arabayı kenara çekti.arabanın arka tarafında biraz hasar ve arka bağaj kapısı kapanmıyordu.Tabiki bir anda moraller sıfır.Bize çarpan arabada bir çift ve iki çocuk.Onlar dahada panikli.Neyse polis geldi. Tutanak tutuldu derken birbuçuk iki saat geçti.Hemen bir tamirci bulundu ve gerekli tamirat yapıldı. Böylece yola çıkabilecek duruma gelmiştik.Artık Hollanda ya gidince arka kapı ve tampon değiştirilecek.Yapacak bir şey yok. Bu bir macera.Tekrar yola çıktık.Almanyadan Lüxsemburg a çıkmadan önceki son yerleşim merkezi Trier programda oraya girmek vardı.Ama geç olunca girmedik.Direk sınırdan lüxsemburg a girdik.Buraya girişte yol boylarında en çok dikkat eden özellik her iki üç km bir geyik geçiş köprüleriydi. Geyikler bu köprülerden geçsin yola çıkmasın diye bu köprüler ağaçlandırılmış. Çok ilginç geldi. Trier den sonra Lüxsemburga giriyorsunuz. Girşte modern binalar göze çarpıyor
10 Aralık 2016 Cumartesi
10.12.2016 Almanyada ki otelimizden ayrılıyoruz.Köyde bir otel.Ama tertemiz çok güzel.Tavsiye edebilirim.Bu arada otel kültürüm de arttı.Otel girişine eski dikiş makinasını dekor olarak koymuşlar. ne alaka ama ilginç görünüyor. Bu arada Nortlingen de dolaşırken bir cafeye otur
duk.İçinde okuma odası vardı.Arkadaşımın hep düşündüğü ama gerçekleştiremediği bir yer.
duk.İçinde okuma odası vardı.Arkadaşımın hep düşündüğü ama gerçekleştiremediği bir yer.
9 Aralık 2016 Cuma
Manzara çok güzel.Arazi dümdüz.Sanki konya ovasından gidiyoruz.Yolda giderken güneş enerji tarlaları ve çatılardaki güneş enerjileri dikkatimi çekiyor. Buralarda güneş kıt insanlar güneş enerjisinden yararlanıyor.Bizde bol miktarda güneş var yararlanılmıyor.Düşündürücü.Yol kenarında bir sürü köyden geçtik bu köyler bizim köylere göre daha bakımlı ve düzenli. Avrupanın Türkiyeden en önemli farlı çevre düzenlemesi ve kurallar.Tuna bizimle beraber gidiyordu.Bugün ayrılıyoruz Tuna batıya biz kuzeye gidiyoruz. Elveda tuna.Nordlingen e uğradık bol bol resim çektik Binalar çok orjinal şehir tertemiz.Bugün yorgunluk çöktü artık.Her gece geç yatıp sabah erken kalkmak yoruyor.Otelde akşam yemeğinden sonra odalarımız.Yarın luxsemburg.
09.12.2016 tarihinde kaldığımız evden ayrıldık. Avrupada kişilerin kendi yaşadıkları evi kiralama işi revaçta.Bizde bu sefer böyle bir evde kaldık.Paramızla bir başkasının evine misafir oluyorsunuz. Ev sahibi bize evi teslim etti ve gitti. Sabahta gayet mükemmel bir sabah kahvaltısı hazırlamış ve kendisi yoktu.Bizde kapıyı çektik ve çıktık.Usul buymuş. Boşuna dememişler çok yaşayan değil çok gezen bilir diye.Regensburg a doğru yola çıktık.Sıcaklık -2 derece.Yolda giderken kar manzaraları ile karşılaşıyoruz.
8 Aralık 2016 Perşembe
08.12.2016 günü sabah kahvaltısından sonra 10.00 gibi yola çıktık.Bugün Almanya Passau ya gidiyoruz. Passau Inn ve Tuna nehrinin birleştiği bir yer.Tuna git git bitmiyor.Sekizinci ülkeye geliyoruz Tuna nehri bütün heybetiyle bizimle birlikte geliyor.Inn isviçrenin ikinci büyük nehri. Almanya sınırına geldiğimizde pasaport kontrolü yapıldı.Sınırı geçtikten sonra güneş enerjisi tarlaları görüyoruz.Güneşin kaynağı Türkiye. bedava.Bizde yapılmıyor.Çok ilginç.Passau girerken Tuna nehri sol tarafta devam ediyor.Şehrin girişinde kalenin heyetli görüntüsü ile karşılaşıyoruz.Şehrin içersinde ilerlerken buranın turistik bir yer olduğu anlaşılıyor.Buraya Lenny daha önce gelmiş.Bizi takı tasarımı yapılan ve satılan bir yere götürdü. Ama istediğim takılar çok para.Almadım tabii.Emekli halimizle Coşkuna yeterince borcumuz var birde üstüne takı almayalım.Türkiyede yeterince yüzsüz var.Onlara katılmayayım.Yazın Passau çok kalabalık oluyormuş.Tuna şehrin ortasından geçiyor.Passau aynı zamanda avusturya ve slovenyaya ülkelerine sınır. Şehir turundan sonra Lenny nin kiralamış olduğu eve geldik. Güzel temiz bir ev.Bir gecelik evimize yerleştiken sonra dışarıya yemeğe gittik.Mekan hoş, yemek hoş,sohbet hoş, evde aş bekleyen iş bekleyen yok.Bu gezi işi gayet iyi oldu. Yarın Almanyanın başka bir şehri, başka bir otel. Sonra en çok merak ettiğim ikinci ülke Luksemburg.Yarın yazmak ümidiyle.....
07.12.2016 Viyanada üçünçü günümüz. Sabah kahvaltısından sonra Viyana turumuza başladık. Yine tranvayla ve metroyla dolaşacağız.Bir keren bilet alıyorsunuz.Coşkun üç günlük aldı.Bütün resmi ulaşım araçlarından yararlanabiliyorsunuz. İlk durağımız dünyaca ünlü bir mimarın yapmış olduğu sıra dışı evleri görmeye gittik. Hundertwasserkunstbauwerke gerçekten görülmesi gereken sıra dışı evler.Resimlerini daha sonra yayınlayacağım.Evleri görüp alışverişlerimizi yaptıktan sonra burada bir cafe ye oturduk.Kahvelerimizi içtik.Cafe hoş bir yer.Sıradışı.Sunum çok güzel.Lenny gerçekten işi çok iyi organize etmiş. Tşk. Yanlız alışveriş yaparken eura yı TL çevirme gibi bir şey düşünmeyin.Battı balık yan gider. 1 eura 3,78 TL düşünün gerişini. Birm olarak fiyatlar üç aşağı beş yukarı aynı ama TL değer olarak çok düşük olduğu için fiyatlar çok yüksek geliyor. O zaman benim gibi çok alış veriş yapmayacaksınız. Buradan sonra Viyananın ünlü Wiener Prater parkına gittik. Neredeyse Viyananın üçte biri kadar kış olmasına rağmen çok güzel bir yer. Epey bir dolaştık. Bol oksijen aldık.İyi geldi.Toffy bir sürü arkadaş buldu.Koklaştı.Bıraksak cinsellik olayına girecek.Sahipleri izin vermiyor.Şimdi gezme zamanı.Dolaştıktan sonra bir restorantta sıcak çorbalarımızı ve yemeğimizi yedik. Sisi sarayını ziyaret ettik. Muhteşem bir saray.Viyanaya gidildiğinde mutlaka görülmesi gereken yer diye düşünüyorum.Daha sonra sarayın bahçesinde bir cafe de yumurta likörü içtik.İlk defa içtim. Nefis bir tat.Muğlaya giderken mutlaka götüreceğim. Sonra Avrupa da yaygın olan DM mağazasına gittik. Çogunluğu DM markalı kremlerden aldık.Akşam alışverişimizi yaptıktan sonra eve döndük. Yarın Almanya Passau.
7 Aralık 2016 Çarşamba
06.12.2016 viyanada ikinci günümüzde bol bol geziyoruz.Viyana büyük bir şehir.Ancak Budapeşte yi daha çok sevdim. Bu şehir bana çekici gelmedi. Bir çok yerde türklere raslayabilirsiniz.Şansımızdan hava soğuk ama açık.Yağnur yok.Gideceğimiz yerlere tranvayla gidiyoruz.Ulaşım kolay.Öğle yemeğinde Viyana nın meşhur dana sinitcelini yedik. Yanında ben pilav istedim. Özlemişim.Ama nerde bizim pilavlar.Annemin ve Memduhanın yaptığu pilav olacakki yanında şinitsel bir o kadar lezzetli olacak.Ama et süper.Viyanaya geldiğim iki günden beri tabletim interneti algılamıyor. Dolayısı ile yazamadım.Sinir oldum. Viyana da pastalar çok nefis kahvenin yanında götürüyoruz.Bu kilolar nasıl gidecek😊Yarın Viyana devam........
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)















